top of page

Çocuklarda Diş Dolgusu

Çürük nedeniyle diş dokusunda madde kaybı oluşan süt ve kalıcı dişler, dişin durumuna göre dolgu ile onarılabilir. Amaç, dişin işlevini korumak ve ağrı ya da enfeksiyon gibi sorunların riskini azaltmaktır. Süt dişlerinde tedavi, dişi mümkün olduğunca doğal düşme zamanına kadar ağızda tutmayı hedefler.

 

Her çürük dolgu gerektirmez. Hangi tedavinin uygun olduğuna muayene ve gerektiğinde röntgen değerlendirmesinden sonra karar verilir.

çocuk diş dolgusu

Süt Dişine Dolgu Yapılır mı, Neden Gereklidir?

Evet, süt dişlerine de dolgu yapılır. Tedavi edilmeyen çürük zamanla dişin derin katmanlarına ilerleyebilir. Bu da ağrıya, çiğneme güçlüğüne ve dişte ya da çevresinde enfeksiyona yol açabilir. Süt dişinin erken kaybedilmesi ise alttan gelecek kalıcı dişin yerinin daralmasına neden olabilir. Bu durumda bazı çocuklarda yer tutucu gerekebilir. Çürüğün nasıl oluştuğunu ve belirtilerini çocuklarda diş çürüğü yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.


Yeni çıkan kalıcı dişler de çürüyebilir. İlk kalıcı azı dişleri 6-7 yaş civarında, hiçbir süt dişi düşmeden, süt dişlerinin hemen arkasından çıkar. Aileler bu dişleri çoğu zaman süt dişi sanır. Ömür boyu kullanılacak bu dişlerde küçük bir çürüğü erken yakalamak, ileride daha büyük bir tedavi gereksinimini azaltabilir.

 

Kırılan Çocuk Dişine Dolgu Yapılabilir mi?

 

Dolgu yalnızca çürük için yapılmaz; düşme ya da çarpma sonrası kırılan dişlerde de kullanılabilir. Kırık sadece dişin en dış tabakası olan minedeyse, bazen keskin kenarları düzeltmek yeterli olur. Kırık mineyi geçip altındaki dentin tabakasına ulaşmışsa açıkta kalan yüzey kapatılır ve diş, kopan parçanın büyüklüğüne göre dolgu malzemesiyle onarılabilir.


Kırık dişin sinirine ulaşmışsa ya da diş sallanıyor, yerinden oynamış veya içeri girmiş görünüyorsa durum farklıdır. Bu durumlarda çocuğun bir diş hekimi tarafından değerlendirilmesi gerekir. Kalıcı bir dişin tamamen yerinden çıkması durumunda da diş hekimine başvurmanız önerilmektedir.

​

Her Çürük Diş Dolgu Gerektirir mi?

 

Hayır. Çürüğün en erken evresinde diş yüzeyinde henüz bir boşluk oluşmamıştır. Bu dönemde minede beyaz, tebeşir görünümünde lekeler fark edilebilir. Bu tür erken lezyonların bir kısmı, lezyonun durumuna ve çocuğun çürük riskine göre koruyucu uygulamalar ve düzenli kontrollerle izlenebilir. Bu amaçla en sık başvurulan iki uygulama (florür uygulaması ve fissür örtücü) farklı işlere yarar.

 

a) Profesyonel florür uygulamasında diş hekimi dişlere yüksek konsantrasyonlu florür içeren bir ürün sürer. Bu uygulama, uygun erken lezyonlarda mine yüzeyinin yeniden mineral kazanmasına yardımcı olabilir ve çürük riskinin azalmasına katkı sağlar.

​

b) Fissür örtücü ise azı dişlerinin çiğneme yüzeyindeki derin olukları ince bir tabakayla kapatır. Bu oluklar diş fırçasının kolayca temizleyemediği yerlerdir. Fissür örtücünün asıl amacı bu bölgelerde çürüğü önlemektir; süt azı dişlerine ve yeni çıkan kalıcı azı dişlerine uygulanabilir.

 

Diş yüzeyinde boşluk oluşmuşsa ya da çürüğün röntgende ilerlediği görülüyorsa yalnızca izlem çoğu zaman yeterli olmaz; dolgu ya da dişin durumuna uygun başka bir tedavi gerekebilir. Bir dolgu, oluşmuş boşluğu onarır ama yeni çürüklerin oluşmasını engellemez. Bu yüzden dolgudan sonra da düzenli fırçalama ve şekerli yiyecek ve içeceklerin sıklığına dikkat etmek gerekir.

 

Dolgu mu, Kanal Tedavisi mi, Kaplama mı?

 

Her çürük aynı şekilde tedavi edilmez. Diş hekimi çürüğün ne kadar derin olduğuna, dişin sinir dokusunun (pulpa) durumuna, dişte ne kadar sağlam doku kaldığına ve süt dişlerinde dişin düşmesine ne kadar zaman kaldığına bakar. Aşağıda özetlemeye çalıştığımız tedavi seçeneklerinde hangisinin gerektiğine ancak muayene sırasında karar verilebilir. 

 

  • Diş yüzeyinde henüz boşluk oluşmamış bazı erken lezyonlar: Lezyonun durumuna ve çürük riskine göre koruyucu uygulamalar (florür, fissür örtücü) ve izlem

  • Çürüğün dişte boşluk oluşturduğu, sinir dokusunun korunabileceği durumlar: Dolgu

  • Derin çürük ve sinir dokusunun etkilenme riski: Duruma göre sinir dokusunu korumaya yönelik bir yaklaşımla dolgu, amputasyon veya kanal tedavisi

  • Geniş madde kaybı ya da pulpa tedavisi sonrasında ek koruma ihtiyacı: Dişin durumuna göre kron

  • Dişin öngörülebilir biçimde korunamadığı durumlar: Çekim; bazı durumlarda yer tutucu

 

Burada açıklanan seçenekler sırayla uygulanan tedavi basamakları değildir. Bilgi amaçlı olarak paylaşılmaktadır.


Çürüğün kapsamı bazı durumlarda ancak işlem sırasında netleşir. Bu yüzden muayenede dolgu olarak planlanan bir tedavi, işlem sırasında farklı bir tedavi uygulanmasını da gerektirebilir. Diş hekimi böyle bir durumda sizi bilgilendirir.

 

Çocuklarda Diş Dolgusu Nasıl Yapılır?


Çocuk diş dolgusu çoğu zaman tek seansta tamamlanır.

​

  1. Muayene ve gerekirse röntgen: Röntgen, çürüğün ne kadar yayıldığını ve dişin sinir dokusuna (pulpa) yakınlığını değerlendirmeye yardımcı olur. Özellikle dişlerin arasındaki bazı çürükler yalnızca gözle yapılan muayenede fark edilmeyebilir. Muayenenin nasıl yapıldığını çocuklarda diş muayenesi sayfamızda bulabilirsiniz.

  2. Uyuşturma: Gerekiyorsa diş ve çevresi lokal anesteziyle uyuşturulur.

  3. Çürüğün temizlenmesi: Çürük doku dişten uzaklaştırılır.

  4. Dişin kuru tutulması: Dolgu malzemesinin dişe iyi tutunması için çalışılan bölge tükürükten korunur.

  5. Dolgunun yapılması: Dolgu malzemesi boşluğa yerleştirilir ve türüne göre özel bir ışıkla ya da kimyasal olarak sertleşir.

  6. Kapanış kontrolü: Çocuk dişlerini kapattığında dolgunun yüksek kalıp kalmadığına bakılır ve gerekirse düzeltilir.

 

Dolgu Yapılırken Çocuk Acı Hisseder mi, İğne Yapılır mı?

 

Her dolguda lokal anestezi gerekmeyebilir. Bu, çürüğün büyüklüğüne ve derinliğine göre değişir. Uyuşturma gerektiğinde iğneden önce diş etine yüzeyi uyuşturan bir jel sürülür; böylece lokal anestezi uygulaması için kullanılan iğnenin teması daha az hissedilir. 

 

Lokal anestezi etkisini gösterdikten sonra çocuk genellikle ağrı hissetmez, ama dokunma, basınç ya da titreşim hissedebilir. Bunu çocuğa önceden söylemek, işlem sırasında şaşırmasını önler.

 

Çocuğunuzu hazırlarken "hiç acımayacak" gibi sözler vermemenizi öneririz. Kısa ve sakin bir açıklama daha çok işe yarar: "Diş hekimi dişindeki küçük deliği temizleyip kapatacak. Bir şey hissedersen ona söyleyebilirsin." İğne, delmek gibi korkutucu kelimelerden kaçınmak da yardımcı olur.

 

Çocuğunuz Korkarsa ya da Tedaviye Uyum Sağlayamazsa

 

Diş hekimine giderken çekinmek çocuklarda çok yaygındır. Çocuk diş hekimleri bu yüzden "anlat, göster, uygula" diye özetlenebilecek bir yolla ilerler: Önce ne yapılacağını anlatır, kullanacağı aleti çocuğa gösterir, sonra uygular. Kısa seanslar, gerektiğinde verilen aralar ve çocuğun iş birliği yaptığı adımların övgüyle desteklenmesi, çoğu çocuğun tedaviye alışmasını kolaylaştırır. 

 

Bazı durumlarda bu yaklaşımlar yeterli olmayabilir. Örneğin tedavi edilmesi gereken çok sayıda diş varsa ya da çok küçük yaştaki bir çocuk muayenehane koşullarında güvenle tedavi edilemiyorsa. Böyle durumlarda çocuk diş hekimi, değerlendirme sonrasında genel anestezi altında diş tedavisi seçeneğini aileyle konuşabilir. Bu tedavi hastane ortamında, anestezi ekibiyle birlikte yapılır.

 

Çocuklarda Hangi Dolgu Malzemeleri Kullanılır?

 

Çocuk diş hekimliğinde kullanılan dolgu malzemeleri birkaç ana gruba ayrılır. Hangisinin seçileceği; dişin süt dişi mi kalıcı diş mi olduğuna, boşluğun büyüklüğüne ve yerine, dişin işlem boyunca kuru tutulup tutulamayacağına ve çocuğun çürük riskine göre değişir.

 

Kompozit dolgular, halk arasında beyaz dolgu olarak da bilinen, diş renginde ve reçine esaslı malzemelerdir. Süt ve kalıcı azı dişlerindeki tek ya da iki yüzlü dolgularda kullanılabilir. Dişin işlem boyunca tamamen kuru kalmasını ve çocuğun bir süre ağzını açık tutabilmesini gerektirir.

 

Cam iyonomer esaslı dolgular dişe kimyasal olarak bağlanır ve flor salar. Neme kompozite göre daha az duyarlı oldukları için dişin kuru tutulmasının zor olduğu durumlarda tercih edilebilir. Bu grupta klasik cam iyonomer ve ondan daha dayanıklı olan rezin modifiye cam iyonomer bulunur; ikisinin hangi dişte ve ne büyüklükteki boşlukta kullanılabileceği farklıdır.

 

Kompomer dolgular, kompozit ile cam iyonomerin bazı özelliklerini bir araya getiren, flor salan malzemelerdir. Süt dişlerindeki tek ya da iki yüzlü dolgularda kullanılabilir.

 

Kron ya da halk arasındaki adıyla kaplama ise bir dolgu türü değildir; dişin tamamını saran ayrı bir tedavidir. Ayrıntılar için çocuklarda kron kaplama sayfamıza bakabilirsiniz.

 

Renkli Dolgu Zararlı mı?

 

Renkli dolgular, çocuklarda kullanılan bazı dolgu malzemelerinin mavi, pembe ya da sarı gibi renklerde üretilen türleridir. Bazıları kompomer esaslıdır, ancak her renkli dolgu aynı malzemeden yapılmaz. Rengin kendisi, malzemenin dişe uygun olup olmadığını belirlemez; her dolguda olduğu gibi malzeme, dişin durumuna ve tedavi ihtiyacına göre seçilir. Çocuğunuz için hangi malzemenin uygun olduğunu muayene sırasında diş hekiminize sorabilirsiniz.

 

Dolgudan Sonra Nelere Dikkat Edilmeli?

 

İşlem sırasında lokal anestezi uygulandıysa dudak, yanak ve dil bir süre uyuşuk kalır; bu uyuşukluk genellikle 2–3 saat içinde geçer. Bu sürede çocuklar farkında olmadan dudaklarını, yanaklarını ya da dillerini ısırabilir. Uyuşukluk tamamen geçene kadar çocuğunuzu bu konuda uyarın ve gözünüzün önünde tutun. Bu süre boyunca sıcak yiyecek ve içecek vermeyin; çiğneme gerektiren yiyecekler için de uyuşukluğun geçmesini bekleyin.

 

Dolgudan sonraki ilk günlerde dişte sıcağa ve soğuğa karşı hafif bir hassasiyet olabilir. Bu genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden azalır.

 

Dolgu bazen komşu dişlerden biraz yüksek kalabilir. Çocuğunuz dişlerini kapattığında o dişin önce değdiğini ya da farklı hissettirdiğini söylerse diş hekimine haber verin. Yükseklik kısa bir işlemle ayarlanabilir.

 

Dolgu Yapılan Diş Neden Ağrır?

 

Dolgudan sonra hafif bir ağrı ya da hassasiyet olması çoğu zaman beklenen bir durumdur. Bunun birkaç olası nedeni vardır:

 

  • Sinire yakın çalışılması: Çürük derinse dolgu, dişin sinir dokusuna (pulpa) yakın bir yere yapılır. Diş bu yüzden birkaç gün, bazen birkaç hafta sıcağa, soğuğa ya da tatlıya karşı hassas olabilir.

  • Yüksek kalan dolgu: Dolgu komşu dişlerden biraz yüksek kalırsa çiğnerken ya da dişler kapanırken ağrı yapabilir. Bu ağrı kendiliğinden geçmez; dolgunun kısa bir işlemle düzeltilmesi gerekir.

  • Diş etinde hassasiyet: İşlem sırasında dişin çevresindeki diş eti de etkilenebilir. Bu hassasiyet genellikle bir iki gün içinde geçer.

 

Hafif ve giderek azalan bir hassasiyet görülebilir. Hassasiyet birkaç gün içinde azalmıyorsa, artıyorsa ya da bir iki haftadan uzun sürüyorsa diş hekiminize haber verin.

​​

Süt Dişi Dolgusu Ne Kadar Dayanır?

 

Süt dişi dolgusunun ne kadar süre işlevini sürdüreceği; çürüğün büyüklüğüne ve yerine, kullanılan malzemeye, dişin ağızda ne kadar süre daha kalacağına ve çocuğun çürük riskine bağlıdır. Amaç, dişi mümkün olduğunca doğal düşme zamanına kadar işlevde tutmaktır. Süt dişlerindeki dolgular, kalıcı dişlerdekilere göre daha sık onarım ya da yenileme gerektirebilir.

​

Kırılma ve aşınma dolgunun yenilenmesine yol açabilir. Evde düzenli fırçalama, florürlü diş macunu kullanımı ve şekerli yiyecek ve içeceklerin sıklığının azaltılması dolgunun daha uzun süre sorunsuz kalmasına yardımcı olur. Düzenli kontroller de dolgudaki bir sorunun erken fark edilmesini sağlar.

 

Çürükten korunmak için evde yapılabilecekleri çocuklarda diş çürüğü yazımızda ayrıntılı olarak bulabilirsiniz.

 

Sık Sorulan Sorular

Kaç Yaşında Dolgu Yapılabilir?

 

Dolgu için belirli bir yaş sınırı yoktur; çürük oluştuğunda yaşa bakılmaksızın tedavi gerekebilir. Çok küçük çocuklarda tedavinin nasıl yapılacağı, çürüğün büyüklüğüne ve çocuğun uyumuna göre planlanır.

​

Kalıcı Dişlere de Aynı Dolgular mı Yapılır?

 

Kalıcı dişlerde de benzer malzeme grupları kullanılır. Ancak bu dişler ömür boyu kullanılacağı için seçim, dolgunun uzun süre dayanması gözetilerek yapılır. Örneğin cam iyonomer esaslı malzemeler kalıcı dişlerde genellikle uzun süreli dolgu olarak tercih edilmez.

​

Tıbbi içerik kontrolü: Dr. Dt. Esra Yeşilöz Gökçen, Pedodonti Uzmanı.

Son inceleme ve güncelleme tarihi: 23 Ekim 2026.

​

Kaynaklar

bottom of page